Antik Gezi
Hierapolis ve Laodikela Antik Kentleri Gezisi
Üniversitemiz Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren 09.05.2026 tarihinde Arkeoloji Bölümü ile Frigya Arkeoloji ve Sanat Topluluğu’nun ortaklaşa gerçekleştirmiş olduğu Denizli ili Hierapolis ve Laodikeia Antik kentlerine düzenlenen gezi kapsamında inceleme ve gözlemleri içermektedir. Gezinin amacı, öğrencilerin derslerde öğrendikleri bilgileri sahada deneyimlemeleridir. Böylece antik dönem kültürlerini tanışmış, kentleşme, kamu yapıları ve saha buluntularını birebir görerek, kentler hakkında bilgi almışlardır.Gezinin ilk durağı olan Hierapolis Antik Kenti’ne Kuzey Kapısı üzerinden giriş yapılmıştır. Programın başlangıcında, bölgenin en geniş yayılım alanlarından biri olan nekropol (mezarlık) sahası incelenmiştir. Hierapolis kuzey nekropolü 2000’den fazla mezar ve Hellenistik Dönem’den Roma Dönemi’ne kadar birçok dönemden farklı mezar tipleri ve ölü gömme geleneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Burada ilk aşamada nekropol alanı ile ilgili teknik bilgiler aktarılmış ve kentin kamu yapılarına doğru gezi devam etmiştir. Kentin giriş kapısı olarak adlandırılan Frontinus kapısı ve caddesi, cadde üzerinde bulunan latrina (umumi tuvaletler), nypmhaeum (çeşme) ve hamam gibi yapılar gezilerek kentte antik dönemin sosyal yaşam merkezleri görülmüş, mimarisi ve işlevleri anlatılmıştır. Ardından Hierapolis tiyatrosu ile Plutonium hakkında bilgi verilmiştir. Katılımcıların fiziksel kondisyonları gözetilerek, programın bu aşamasında müze ziyaretine öncelik verilmiş; Hierapolis Arkeoloji Müzesi antik bir hamam yapısından çevrilerek restore edilmiş bir binaya sahiptir. Öğrenciler hem Hierapolis kazısından çıkan eserleri görmüş hem de antik bir hamamın içinde gezinti yapmışlardır. Buradaki eserlerin incelenmesinin ardından Güney Kapısı üzerinden çıkış yapılarak gezinin Laodikeia etabına geçilmiştir.Gezinin ikinci durağı olan Laodikeia’da, kentin ticari ve sosyal kalbi niteliğindeki agoraya ulaşan, Suriye Caddesi ve Bizans kulelerinden giriş yapılmıştır. Merkezi agora etrafında öncelikli olarak yer alan Sebasteion’a (İmparatorluk kültü tapınağı) ulaşılmıştır. Bu tapınak hem Roma imparatorlarına ve aynı zamanda tanrıça Artemis’e tapınım yapılan bir dini merkez olması açısından önemlidir. Tapınak yapısının tonozlu alt galerisi ve diğer mimari detayları hakkında edinilen bilgilerin ardından, Hristiyanlık tarihi açısından kritik öneme sahip olan Laodikeia Kilisesi ziyaret edilmiştir. Bu kilise İncil’de adı geçen ve Anadolu’da inşa edilen ilk 7 kiliseden birisi olma özelliği barındırmaktadır. Kilise binasındaki arkeolojik buluntular, mozaikler, mimari ve tarihi özellikleri ve yapının restorasyon süreci kazı ekibinden bir arkeolog tarafından detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Kilisende kentin batısında bulunan ve yakın zamanda restorasyonu tamamlanmış olan Batı Tiyatrosu’na geçilmiştir. Burada antik tiyatro mimarisi ve yapının kapasitesi üzerine gözlemler yapılmıştır. Batı Tiyatrosu’ndan sonra kutsal stoada Geç Roma-erken Bizans dönemi’ne tarihlenen freskolar (duvar resimleri) incelenerek kentin stadyum caddesi üzerinde yeni kazı ve restorasyon alanları incelenmiştir. Buradaki en önemli yapı Roma imparatoru Traianus anısına yapılan nymphaeum (Anıtsal Çeşme) binasıdır. Bu çeşme yapısı önünde bölgede kullanılan su ve bu suyun kullanımı ile ilgili alınan kararlar ve yasaların, suyun boşa ve kötüye kullanımı halinde verilecek cezaları yazılı olduğu bir yazıt bloğu dikkat çekici ve önemlidir. Aynı zamanda çeşmede heykeli bulunan İmparator Traianus’un Dacia seferi sırasında kazandığı başarılar ve yaptığı diğer önemli işleri ve dini karakteri de bu çeşme üzerinde görülebilecek diğer detaylardır. Çeşmenin ardından Merkezi hamam kompleksi ziyaret edilerek burada antik dönemde bir roma hamamında bulunan bölümler anlatılmış, hamamların sosyal hayattaki yeri ve işletilmesi hakkında bilgiler verilmiştir.Gezi programının ardından yemek molası verilmiş ve sonrasında Kütahya’ya dönüşe geçilmiştir.Bu teknik gezi, öğrencilerin iki farklı antik kentin şehir planlamasını, dini yapılarını ve sosyal mekanlarını karşılaştırmalı olarak görmelerini sağlamıştır. Bu karşılaştırma aynı bölgede bulunan birbirine komşu iki büyük kentin arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların görülmesi açısından önemlidir. Özellikle Hierapolis’teki nekropoller ve ölü gömme adetleri, Laodikeia’daki anıtsal su yapıları ile tarihsel süreçte kutsallığını kaybetmeyen dini yapılar katılımcıların arkeolojik ve tarihsel vizyonuna önemli katkılar sunmuştur. Gezi, gerekli bilgilerin verilmesi ve kurumsal iletişim stratejilerine uygun görsel materyallerin kayıt altına alınmasıyla başarıyla tamamlanmıştır.